11 02 2013

BİR GÜZELE GÖZÜM DEYDİ

BİR GÜZELE GÖZÜM DEYDİ |  görsel 1

Bir güzele gözüm deydi Gül cemalini öne eğdi Sultanım göze yasak var mı Güzele bakmak sevap değil mi Keşke bakmaz olsaydım Karagözlerime nazar değdi Yüreğime kor ateş düştü Dönerim dönerim deli divane Vururum kendimi ıssız çöllere Seni seraplarda gülerken gördüm Susuzluktan vahaları kuruttum Sinemde selvi boylu huriyi büyüttüm Şems’in önünde ahudan gölgemsin Söyle güzel sen melek misin Yoksa beni öldürmeye yeminli O bahtsız zehirli hançer misin. CENGİZ DAMAR. Devamı

15 06 2011

EYLÜL AKŞAMLARI-ŞİİRİ

Sisli dağlardan kurtulan dolunay Karanlık göle düşünce Ağustos böcekleri Hüzünlü bir melodiyle Seni bana hatırlatan Eylül akşamlarını çağırır Dudaklarım büzülür Sevgilimin ismini söyleyen Özledim Islıkları çalarım Suya eğilmiş salkım söğütlerin Rüzgarlar yapraklarında Sevda şarkıları söyler Islak eylül akşamlarında Gözlerim yıldızlara takılır Bazen bir sararmış yaprak süzülür Uyayan gölün,sakin sularına Hasretle yelken açar,karşı kıyıya Senin yanan avuçlarına İşte ben de yanıyorum Eylül akşamları Yaktığım çoban ateşinin başında CENGİZ DAMAR Devamı

15 06 2011

ŞİŞENİN DİBİNİ BULMUŞUZ-ŞİİR

Haşmet içme bee Bak içtikte ne oldu Şu perişan halimize bak Seni severim bilirsin Ayyaşlığı bari sen bırak Ya o bizi götürecek Tahtalıköye ya da biz onu Bu işin yok sonu Bana bakma  öyle Yine diktin gözlerime Çapaklı gözlerini Haşmet konuş bee küstün mü Hadi hadi kaldır kaldır şerefe Yıllardır beraberiz şu pis masada Yine karasinek gibi kondun Sigaradan yanmış,ceketimin yakasına Senelerdir sen mi beni içtin Yoksa ben mi seni Hemen de bozulursun kızma Paramız yok diye sarıldık şaraba Haşmet konuş bee konuş Allah aşkına Kimsin nesin evli misin İşin varmı hiç sevdin mi Her gece sana anlattım Beni sarhoş eden o fettan kadını Sohbet mezemiz olsun bari Durma sor nasıl sevdin de Ayıp be ayıp şu kadehin hatırına konuş Bak yağmur iyice bastırdı Ooo şişenin dibini bulmuşuz hadi çıkalım yine zom olmuşuz Dün gecemiz gibi sarmaş dolaş Çamurlara bata çıka Sen yoluna ben yoluma Yarın akşam unutma Burada randevumuz var şarapla. CENGİZ DAMAR ... Devamı

16 06 2011

İSMİNİ CAMA YAZDIM-ŞİİR

Seni unuttum sanma Buğulanmış cama Titreyen parmağımla Hüzünlü gözlerini çizdim Ağırlığını taşıyamadı Ağlıyarak düştü Damla damla Elimde ıslak mendil O boncuk boncuk süzülen Gözyaşlarını tek tek sildim Yeter ki sen ağlama Gönlüm doldu gamla   CENGİZ DAMAR Devamı

16 06 2011

KARDAM ADAM YAPALIM KARDAN ADAM ŞİİR

Çocuklar hadi kardan adam yapalım Önce büyük kartopu yuvarlayalım burnuna kırmızı havuç takalım Gözlerine kapkara kömür koyalım Başına bir eski şapka giydirelim Boynuna sarı lacivert atkı dolayalım Eline de bir süpürge tutturalım İsmini de koyalım, ismini de koyalım Çocuklar hadi kardan adam yapalım CENGİZ DAMAR Devamı

17 06 2011

LEYLAK KOKULU RÜZGARLAR-ŞİİR

Beyaz bir tavşana kader kısmet çektirdim O küçük pembe kâğıt parçasında Senle geçen pürneşe anılarım çıktı Ah çekerek okudukça falımı Gençliğim gözümün önünden film gibi geçti Açık hava sinemasının en arkasında Hani o gıcırdayan tahta sandalyelerde Bizi yakan ağustos ayının gecelerinde Bir elimizde gazoz bir elimizde kâğıt helva Beş dakika arada, ışıklar yandığında Şarkılar yankılanırdı kulaklarımızda Beyazperde de kız oğlanı öptüğü zaman Nasıl da utanır gözlerini sıkı sıkı kapardın Ah kırmızı gözlü tavşan ah Mazimden leylak kokusu rüzgârlar estirdin CENGİZ DAMAR Devamı

17 06 2011

DELİLERDE SEVER-ŞİİR

Deliler aşkına,bırak şu sazı İkide bir vuruyorsun,bam teline Sen kim,saz çalmak kim Zırzır deli ettin ikimizide Sen davul çal,ben teneke Üzerimiz yırtık pırtık Kafamız kabak,ayaklarımız çıplak Kaçırdığımız kaçilerin arkasından Zıvanadan çıkmış gibi koşalım Çocuklar takılsın peşimize Arkamızdan bağırsınlar Deli deli küpeli diye Sen nanik yap onlara Bende dil çıkarayım Hadi!Korkma gir koluma Kapı gibi mazeretimiz var Delidir ne yapsa yeridir Yalandan aşık ol bana Bende gerçek sanayım Seni delicesine seveyim Paparaziler düşsünler peşimize Garipler kara sevdadan kafayı yemişler diye TV'de Ana haberlere çıkalım Gel şu çöplük sarayımız olsun Sen Kıraliçe ol,ben de Kızılderili şefi Kafama bir,baba hindi tüyü takayım Sende tavuk kanadı tak,anasını satayım Sabahları karabaşlara yüzümüzü yalatırız Köpeklerin yerine kedileri biz kovalarız Kanka ne olur,ne olmaz Eline al testereyi,bende keseri Çeplerimize dolduralım çivileri Sen kes,ben çakayım Tedbili kiyafet aramıza karışmış Pisikopatlar,Manyaklar; Magandalar var Bak iki seneye kalmaz ikizimiz olacak İsimlerini törenle koyarız Birisine Deli,öbürüne Divane Oynatmaya az kaldı Şu hanburgerli,kolalı günlerde Cengiz Damar ... Devamı

18 06 2011

KİRPİKLERİNDE UYKU OLURUM-ŞİİR

Geceleri gözkapakların da Kirpiklerinin arasında uyku olurum Güneş Batarken saçlarına Mavi göle düşen kızıllıkta Gün batımının güzelliğini Orada görürüm Hasret yangınları eksik olmaz O alev alev yanan Kor dudaklarında İşte üşüyen dudaklarımı orada ısıtırım Kalp atışlarını tek tek sayarım Karanlık odamdaki saatin Gizemli tiktaklarında Meçhule kaybolurum ara sıra Usulca koluma girersin Kutup yıldızım olursun karanlıkta Hayalin yol gösterir bana Girersen koynuma nazlanmam Seninle rüyalarımda sevişirim Bulutlardan dağlara gölgen düşer Hayaline bakar bakar avunurum Rüzgarlar ıslık çalar şarkını söyler Sihirli nameler de seni bulurum Gözyaşlarım damla damla sel olur O tufanda boğulurum CENGİZ DAMAR Devamı

18 06 2011

SENİ GÖZLERİMDE SAKLARIM-ŞİİR

Gözlerimde güzelliğini saklarım Kırpmam kirpiklerimi sakınırım Baktığım her yerde hayalin Mavi bulutlardan uzanıyor elin Bahar yağmurların da Islanan taze toprağa Yeni açan tomurcuklara Itır kokun düşer Gözlerimde saklarım seni Yıllardır her gece Göz kapaklarım kapanınca Beraber uyuruz Dağınık yatağımda Aynalara bakmak Zülum gelir bana Göz bebeklerimde senin Mahkumluğunu görürüm daima Ağlamam asla ağlamam Akıtmam gözyaşılarımı O zümrüt elmas damlaları Tek hazinem Gözlerimde saklı CENGİZ DAMAR ... Devamı

18 06 2011

GERİ DÖNMEM-ŞİİR

Adaklar adama Ağıtlar yakma Büyüler yaptırma dönmem Namludan çıkan kurşunum Karşımda durma delip geçerim Kanatlarını açmış semada süzülen Şahinim elinden kaçan Sen bakar körsün Alev alev yaktığım gemilere Yıkarak geçtiğim şu köprülere Dişlerini geçirdiğim kalbime Bir heykel gibi Donuk ve mat Utanma eserine gururla bak Son defa gel konuşalım dedin Sırat köprüsünün tam ortasında Sözlerin bittiği yerdeyim Uçurumlar var aramızda O uçuruma düşmeğe deymezsin Karalıyım öldüreceğim Kanıma zehirini boşaltan çatal dili Zaman acının en güzel ilacı Yoksa söker atarım Seninle aldatan bu kaypak kalbi. CENGİZ DAMAR Devamı

19 06 2011

SENİ UNUTMAYI SEVDİM-ŞİİR

Kendini unutulmaz mı sandın Kimler neleri unutmadı ki Sadece efsaneler unutulmaz Efsane olmana az kalmıştı Önce kalbimden sevgini Gözlerimden gözlerinin rengini Ellerimden ellerinin sıcaklığını Zevkle hergün bir güzelliğini sildim Dinlemiyorum artık aşk şarkılarını Ben en çok seni unutmayı sevdim Yıllar geçse de unutamazsın demiştin Aşksız geçen günleri özlemişim Dağların yamaçlarını saran Kekik kokularını Sahile vuran sakin dalgaları Kırdım attım kalbimdeki Pas tutmuş esaret zincirlerini Bazen ansam da ismini Ben en çok seni unutmayı sevdim   CENGİZ DAMAR ... Devamı

19 06 2011

KEDİ KEDİ ÇOCUK ŞİİRİ

    Kedi,kedi Kuşumu yedi Karnı doydu Yalanıp durdu Pis kedi Kuşumu yedi Bana ne bana ne Ağlayacağım işte Kuşumu isterim kuşumu isterim CENGİZ DAMAR Devamı

19 06 2011

AŞKA DAVET VAR-ŞİİR

Bakma bana öyle aşikar O bakışlarda aşka davet var Arzular demir atmış, Kurumuş öksüz dudaklarına Buz tutmuş ellerime Uzatma o kor düşmüş ellerini Benim avuçlarımda hala ihanet var Yanan ateşin renginde bir gül gibi Ateşli bedenin,cesurca ve davetkar Ruhumu esir aldığın gecelerde Yatağıma sinmiş kokun var Yalvarırım dur! Aşk sözlerini kulağıma fısıldama Başını yaslama omzuma Yalvarma,yalandan ağlama yar Bu gönülde kopan fırtınaların Anlasana yeni sahibi var… CENGİZ DAMAR ... Devamı

30 12 2010

ELİNDE ELMA ŞEKERİ-ŞİİR.

Küçük bir kız çocuğu Üzerinde mavi önlüğü Sırtında sarı çanta Okula gidiyor,sallana sallana Dünya şimdilik onun için çikolata Yağmur yağıyor,zırdeli Saçları örülmüş,baklava dilimi Çamurlara basıyor usulca Ayağında kırmızı bot Bir de sökmüşse,yazı fişlerini Oh gönlü rahat ve hoş Minik ellinde pembe elmaşekeri Beyaz ponponlu kurdela başında Çalım atıyor,hayata ve yağmura CENGİZ DAMAR Devamı

26 12 2010

BİR YELKENLİ GEMİ GEÇSE-ŞİİR

Bir uzun hava türkü tutturdum Şarhoşluğumu avutsun diye Belkide rakıma meze olur Biliyorum benim ki züğürt tesellisi Ne yanımda sevgilim var Nede karşımda boğaz manzarası Şu çamurlu sığ sulardan Yelkenleri renklimi renkli Bir yelkenli gemi geçse Şerefine kadehimi kaldırırım İçindekilerde bana yalandan el sallasa Sonra omzuma beyaz bir martı konsa Buyur ederim Halil ibrahim sofrasına Keyfi bilir içmezse içmesin Bende Israr yok,halden anlarım Ona tuttuğum balıklardan veririm Birde oltama balık vursa Kalleş balıklar vurmazsanız vurmayın Bu merette mezesiz içilmez ki Kahretsin sigaramda bitmiş Göz kapaklarım düştü düşecek Biliyorum buradan sabaha karşı Yelkenleri renklimi renkli Bir hayalet yelkenli gemi geçecek CENGİZ DAMAR Devamı

20 12 2010

SENİ BULUTLARDA GÖRDÜM-ŞİİR.

Bugün yine seni düşündüm  Cennet bahcesindeki hayalini Bulutlarda gördüm Dudaklarını,gülüşünü,gözlerini Adeta pamuk pamuk bulut olmuştu Şimalden bir kıskanç rüzgar  esti, Gözlerimin önünde Gözlerinin renginde Boynunu bükerek,mavi bir güvercin Nazlı nazlı kanat çırparak,uçup gitti Ayrılığa gözyüzü isyan etti Kükredi,şimşekler çaktı Birden güz yağmurları başladı Sicim gibi ip ince gözyaşın diye,avuçlarımı açtım ellerim doldu inci ile Onları tek tek,ipe dizdim, Kuğu boynuna kolye yaptım Elbet birgün,bulutlarla dönersin diye Kapının girişine astım CENGİZ DAMAR. Devamı

04 06 2009

DONKİŞOT

Don KişotÖlümsüz gençliğin şövalyesi,ellisinde uyup yüreğinde çarpan aklınabir temmuz sabahı fethine çıktıgüzelin, doğrunun ve haklının:Önünde mağrur, aptal devleriyle dünya,altında mahzun ve kahraman Rosinant'ı.Bilirim, hele bir düşmeye gör hasretin halisine,hele bir de tam okka dört yüz dirhemse yürek,yolu yok, Don Kişot'um benim, yolu yok,yel değirmenleriyle dövüşülecek.Haklısın, elbette senin Dulsinya'ndır dünyanın en güzel kadını,elbette sen haykıracaksın bunubezirganların suratına,ve alaşağı edecekler senibir temiz pataklayacaklar seni.Fakat sen, yenilmez şövalyesi susuzluğumuzun,sen, bir alev gibi yanmakta devam edeceksinağır, demir kabuğunun içindeve Dulsinya bir kat daha güzelleşecek. NAZIM HİKMET Devamı

19 05 2009

KADINLARIMIZ

Toprak öyle bitip tükenmez, /dağlar öyle uzakta, sanki gidenler hiçbir zaman hiçbir menzile erişemeyecekti. Kağnılar yürüyordu yekpare meşaleden tekerlekleriyle Ve onlar ayın altında dönen ilk tekerlekti. Ayın altında öküzler başka ve çok küçük bir dünyadan gelmişler gibi ufacık kısacıktılar ve pırıltılar vardı hasta kırık boynuzlarında ve ayakları altından akan toprak, toprak, ve topraktı. Gece aydınlık ve sıcak ve kağnılarda tahta yataklarında oyu mavi humbaralar çırılçıplaktı. Ve kadınlar birbirlerinden gizleyerek bakıyorlardı ayın altında geçmiş kafilelerden kalan öküz ve tekerlek ölülerine. Ve kadınlar bizim kadınlarımız: korkunç ve mübarek elleri ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle anamız, avradımız, yarimiz ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen ve soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki ve kara sabana koşulan ve ağıllarda ışıltısında yere saplı bıçakların oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan kadınlar, bizim kadınlarımız şimdi ayın altında kağnıların ve hartuçların peşinde harman yerine kehriban başlı sap çeker gibi aynı yürek ferahlığı, aynı yorgun alışkanlık içindeydiler. Ve onbeşlik şaraplenin çeliğinde ince boyunlu çocuklar uyuyordu. Ve ayın altında kağnılar yürüyordu Akşehir üzerinden Afyon`a doğru. NAZIM HİKMET... Devamı

10 05 2009

NE GÜZEL ŞEY HATIRLAMAK SENİ

Ne güzel şey hatırlamak seni: ölüm ve zafer haberleri içinden, hapiste ve yaşım kırkı geçmiş iken... Ne güzel şey hatırlamak seni: bir mavi kumaşın üstünde unutulmuş olan elin ve saçlarında vakur yumuşaklığı canımın içi İstanbul toprağının... İçimde ikinci bir insan gibidir seni sevmek saadeti... Parmakların ucunda kalan kokusu sarduya yaprağının, güneşli bir rahatlık ve etin daveti: kıpkızıl çizgilerle bölünmüş sıcak koyu bir karanlık... Ne güzel şey hatırlamak seni, yazamak sana dair, hapiste sırt üstü yatıp seni düşünmek: filanca gün, falanca yerde söylediğin söz, kendisi değil edasındaki dünya... Ne güzel şey hatırlamak seni. Sana tahtadan birşeyler oymalıyım yine: bir çekmece bir yüzük, ve üç metre kadar ince ipekli dokumalıyım. Ve hemen fırlayarak yerimden penceremde demirlere yapışarak hürriyetin sütbeyaz maviliğine sana yazdıklarımı bağıra bağıra okumalıyım... Ne güzel şey hatırlamak seni: ölüm ve zafer haberleri içinde, hapiste ve yaşım kırkı geçmiş iken... NAZIM HİKMET Devamı

02 03 2009

BU BAHAR BAŞKA BAHAR-ŞİİR

Arı filosu geziyor Çiçekten çiçeğe Seranat ediyor kuşlar Cilveyle neşe ile Leylek paçalarını sıvamış Girmiş suya Balıklar gülüyor kurnaza Çiçekler süslenmiş püslenmiş Dizilmişler yanyana Kelebek damatlığını giymiş Çıkmış çapkınlığa Kaplumbağa sırtında dağ Yorulmuş o dağın altında Ateşböceği yakmış ışığını Yol gösteriyor yavru ceylana Bahar gelmiş toprağa aşk’a Kız Bahar sen değilsin kızma Bu bahar başka sen başka. Cengiz Damar. Devamı

24 02 2009

KÜSTÜM

Ona küstüm diyeKuşlardan haber yollamışsınKüs be zeytin gözlümKalbi yok onun demişsinİşte bu sözüne güldümBenimki mangal yürekBunu iyi bilirsinSenin ki küsme değilKırğınlık ve kızğınlıko da sadece bir gecelikAma benZeytin gözlerine küstümO gözler bir dahaGözlerimi göremiyecek.Cengiz Damar.www.Dans Pisti-Blogcu Devamı

24 02 2009

SON SAVAŞ-şiir

Nötron bambası patladı Afrika’da açlıktan ölen azaldı Bir uçak pike yaptı Uçaksavarlar tıkırdadı Havada siyah bir iz Ardından sema kızıla boyandı Tankın gıcırtısı sustu Namlusu yavaş yavaş kalktı Kulakları sağır eden patlama Her taraf toz duman Güneşi arıyor insan Görünmüyor güneş dumandan Ortalık duruldu Biraz önceki köy yoktu Acımasız tank mağrur ve gururlu Onunda işini taksavar bitirdi Acımasız tank artık yoktu Sirenler çalıyor Avustralya’da Afrika’da Avrupa’da Amerika’da Asya’da İnsanlar koşuyor sığınaklara Yaşlısı genci kadını erkeği Ne olduğunu anlamadan Ölüyorlar sokakta Kıtalar arası pörşın füzesi Atıldı Newyork’tan Sessiz yılan gibi yol aldı hedefi Moskovaydı Piyadeler günlerce siperde Otamatik silahlar ellerinde Yok çarpışacak insandan düşman Soruyorlar birbirlerine Niye savaşıyoruz diye Son konuşmaları bu oldu Kilometrelerce uzakta atom bombası patladı Siperler ceset doldu Havada iki miraj Zannediyorlar kendilerini kartal Keskin gözleri sam füzelerini gördü Başladı ölüm yarışı Füzeden kurtuluş yoktu Kartallar serçe olmuştu Denizlerde kalmamış boş yer Doldurmuş her yeri krovezerler Salvo atışları başladı Sevenleri birbirinden ayırdı Liman kent’i sulara battı Denizlerin altıda dolu Balıkların yerini denizaltılar almıştı Yolluyorlar torpidolarını Torpidolar kovalıyor köpekbalığı gibi avını Savaş bu savaş Izdırap açlık ölüm Sıcaktan Antartika eridi Dünya haritası yeniden çizilmeli Bitsin artık bu savaş Kalmadı Dünya’da toprak Kalmadı evren’de canlı Kalmadı acun’da tabiat Kalmadı atmosfer’de hava Siz galipsiniz insanlığın düşmanları Bitsin artık... Devamı

23 02 2009

MAHALLENİN DİLBERİ-ŞİİR

Mahallenin dilberi Çeşmenin yanında evi Paylaşamadı kimse seni Gençler birbirini vurdu Hapise girdi üç kişi Yürürsün salına salına Sallarsın kalçalarını Bir sağa bir sola Mahellenin dilberi Yoktur dilin kemiği Sana laf atanın ağzına Acı biber sürmeli Sıkı sıkı örmüş saçını O saçları çözüp taramalı Rahat uyu geceleri Kapının önünde Nöbet tutuyor Mahallenin gençleri CENGİZ DAMAR Devamı

23 02 2009

AĞLA GÖZLERİM-ŞİİR

Gözümdeki son iki damla O da düştü düşecek Bu gözler yıllarca ağladı Çöldeki vahaları suladı Göz pınarlarım Kurudu kuruyacak Kirpiklerim yanaklarım Islaklığa hasret kalacak Gözlerim kuraklığa mahkum Gözyaşımı özler mi tenim Onlar ayrılmaz ikili Paslı anahtarlarla kilitli Hayat zaten gözyaşı değil mi Ağla gözlerim ağla Ağlamamak elde mi Doğarken ağlamadık mı. Cengiz Damar. Devamı

23 02 2009

AYRILIK VAKTİ İÇİME ÇÖKER-ŞİİR

Her gece akreple yelkovan Saat oniki'de öpüştüğünde Ayrılık vakti çöker içime Nöbetim başlar kederimle Geceler gizemli Geceler efsunlu Geceler bir ömür boyu Karanlık ve korkulu Mumlar ağlıyarak erir damla damla Hayat ağır ağır akar Kumsaat'inin kumunda Gündüz geceyi kovalar Aydınlık karanlığı Akrep yelkovanı Dakika saniyeyi Önce saçlarına aklar düşer Zaman yüzüne derin derin Çizgiler çizer Renkli bir kelebek Kanat çırparak uçar gider. Cengiz Damar. Devamı

23 02 2009

BURASI SEVDALILAR DERGAHI-ŞİİR

Bu gönül kapısı zındıklara kapalı Burası sevdalılar dergah'ı kapıyı üç kere vur Destur dile öyle içeri gir Bu mekanda paşazadelere yer yok Bütün aşık dervişlerin üzerine Önce yemin edeceksin Sonra efsunlu kapıdan gireceksin Eğer sevgi dileniyorsan Lakin bu fakirlere kulluk edeceksin Önce üç defa tövbe diyeceksin Manen huzura ereceksin Sana verecek sadakamız çok Dervişlerin elini öpeceksin Gönül çilesi çekenlerin yanına Ancak o zaman oturacaksın Sakın ola ihaneti aklından bile geçirme Dikenli yollarda yalınayak yürüyeceksin Hamsın yavaş yavaş pişeceksin Gönül gözü ile göreceksin... CENGİZ DAMAR. Devamı

22 02 2009

FENERBAHÇE-ŞİİR

Sarı kanaryam Artık bu suskunluk yeter Sana yakışmıyor bu keder Hani nerde o eski neşen Sarı,lacivert rengin Her türkün kalbinde yerin Şan senin şeref senin Tribündeki her ferdin Şampiyonluk şarkısı söylüyor Şanlı tarihin Kupalarla dolu müzen Yok sen değilsin,bizi üzen Sarı renk'ten olmaz kefen Karanlık geceleri aydınlatan Fener,fener,fener. Cengiz Damar Devamı

22 02 2009

AŞKIN KANUNU-ŞİİR

  Canan'ın ismi Yanan dudaklarda nakarat Aşkın tek kuralı Olmazsa olmazı sadakat Efsane olanında Yoktur ihanet Sevmeyi bilmiyenlerin ki Tam bir rezalet Kaçamak bakışlar Affedilmez kabahat Şarkılar şiirler çiçekler Sevgiliye serenat Aşk'ın kanununa uymazsan Olur felaket Her ayrılıktan sonra Kalplerde kopar kıyamet. Cengiz Damar.     Devamı

22 02 2009

ŞARAPLA RANDEVUMUZ VAR

 Haşmet içme bee  İçtikte ne oldu Şu perişan halimize bak Seni severim bilirsin Ayyaşlığı bari sen bırak Ya o bizi götürecek Tahtalıköye ya da biz onu Bu işin yok sonu Bakma bana öyle Yine diktin gözlerime Çapaklı gözlerini Haşmet konuş bee küstün mü Hadi hadi kaldır kaldır şerefe Yıllardır beraberiz şu pis masada Yine karasinek gibi kondun Sigaradan yanmış,ceketimin yakasına Senelerdir senmi beni içtin Yoksa benmi seni Hemen de bozulursun kızma Paramız yok diye sarıldık şaraba Haşmet konuş bee konuş Allah aşkına Kimsin nesin evli misin İşin varmı hiç sevdin mi Her gece sana anlattım Beni sarhoş eden o fettan kadını Sohbet mezemiz olsun bari Durma sor nasıl sevdin de Ayıp be ayıp şu kadehin hatırına konuş Bak yağmur iyice bastırdı Ooo şişenin dibini bulmuşuz hadi çıkalım yine zom olmuşuz Dün gecemiz gibi sarmaş dolaş Çamurlara bata çıka Sen yoluna ben yoluma Yarin akşam unutma Burda randevumuz var şarapla. CENGİZ DAMAR. ... Devamı