17 01 2013

Stresin Kadınlar Üzerindeki Etkisi

Stres, kadınları 10 yıl yaşlandırıyor Stres, çağımızın en önemli sorunlarından biri. Üstelik kadın, erkek, çocuk herkesi etkiliyor. Stres altında bozulan kan dolaşımı, kılcal damar genişlemelerine ve varislere neden oluyor. Stres, çağımızın en önemli sorunlarından biri. Üstelik kadın, erkek, çocuk herkesi etkiliyor. Pek çok sağlık sorunun ya nedeni oluyor ya da tetikliyor. Örneğin bağışıklık sistemine zarar vererek insanları hastalıklara daha yatkın hale getiriyor. Stres altında bozulan kan dolaşımı, kılcal damar genişlemelerine ve varislere neden oluyor. International Hospital´dan Psikiyatri Uzmanı Dr. Ali Ayas, bilimsel araştırmalara göre uzun süre strese maruz kalan kadınların vücudunda hücrelerin daha fazla serbest radikal ürettiğini, bu zararlı maddelerin de kadınların yaşlanma sürecini hızlandırdığını belirtiyor. Strese giren kadınların vücudunda neler olduğunu anlatan Dr. Ali Ayas, bunları şöyle sıralıyor: Cildi bozuyor; cilt yaşlanması ve kırışıklıklar gibi sorunlar çıkıyor. • Cildin nem ve yağ dengesini bozuyor. • Akneleri artırıyor ve alerjik reaksiyonlara yol açıyor. • Stres altında ter bezleri daha fazla çalışıyor. • Saçların dökülmesine ya da beyazlaşmasına neden olabiliyor. • Bazı insanlarda tırnak ve saçların uzaması yavaşlıyor. • Sinirlendiğimizde, öfke ve endişe gibi duygular bizi ele geçirdiği anda, yüz mimiklerimiz değişiyor. • Göz, alın ve ağız çevresinde kasılmalar başlıyor. • Dudaklar uçukluyor. • Stres altında bozulan kan dolaşımı, kılcal damar genişlemelerine ve varislere yol açıyor. KESİNTİSİZ STRES, KROMOZOMLARI KISALTIYOR Aralıksız olarak devam eden stresin sağlığa zarar verdiği artık kesin olarak biliniyor. Yapılan son bili... Devamı

28 12 2012

VİTAMİN GURUPLARI VE FAYDALI MİNARELLER

Harvard Tıp Fakültesi ve Amerikan Beslenme Bilimi Derneği araştırdı, Newsweek açıkladı. İşte 'Hangi rahatsızlıkta, hangi yaşta, hangi vitamin, ne kadar kullanılmalı?' sorularının yanıtları Newsweek dergisi, son sayısının kapağını beslenme şeklinin sağlık üzerindeki etkilerine ayırdı. Harvard Tıp Fakültesi ve Amerikan Beslenme Bilimi Derneği'nin hazırladığı dosyada, vücudu sayısız hastalığa karşı koruyan vitaminlerin hangi besinlerde olduğu, ne dozda alınması gerektiği incelendi. İşte o sonuçlar: B6 VİTAMİNİ Neye yarar?: Damarlara zarar veren 'homocysteine' isimli kimyasalın seviyesini düşürür. Dozu: 31-50 yaş: günde 1,3 mg 51+: Günde 1,5-1,7 mg Kaynaklar: Baklagiller, et, balık, turunçgiller, muz, karpuz. B12 VİTAMİNİ Neye yarar?: Sinir hücrelerini korur. Hafızayı güçlendirir. Dozu: 31+: günde 2,4 mg. Kaynak besinler: Et ve süt gibi hayvansal ürünler, güçlendirilmiş tahıllar. C VİTAMİNİ Neye yarar?: Katarakt ile meme ve mide gibi bazı kanser türlerine yakalanma riskini azaltır. Dozu: 31+: 75-90 mg Kaynak besinler: Turunçgiller, brokoli, dolmalık biber, lahana, çilek. FOLİK ASİT Neye yarar?: Hamilelikte alınırsa doğumdan gelen kusurları önler, kolon kanseri ve Alzheimer'a karşı koruyucudur. Dozu: 31+: Günde 400 mcg. Hamilelerde: 600 mcg. Kaynak besinler: Ekmek, makarna ve kahvaltılık gevrekler, baklagiller, ıspanak, brokoli ve portakal suyu. A VİTAMİNİ Bulgu ve endişeler: Görme yeteneğini korur, katarakt riskini azaltır. Ancak fazlası kemiklere zarar verebilir. Dozu: 31+: erkeklerde 3000 IU (uluslararası birim), kadınlarda 2333 IU Kaynaklar: Havuç, tatlı patates ve mango. D VİTAMİNİ Neye yarar?: Kalsiyumla birlikte alındığın... Devamı

26 12 2012

SAÇ HASTALIKLARI KEPEK SAÇ KIRAN TEDAVİLERİ

Saçlı Deride Kepeklenme, Mantar, Saç Kıran Hastalar genellikle saçlı deride kaşıntı, kepeklenme, yara, saç dökülmesi ve seyrekleşmeden şikayet ederler. En çok kaşıntıya sebep olan hastalıklar; saçlarda bitlenme, saç ekzemaları ve diabetes mellitus yani şeker hastalığıdır. Kepeklenmeye sebep olan hastalıklar ise; saç ekzaması, sedef hastalıkları, sinirsel ekzama ve mantar hastalığıdır. Saç dökülmesi ve seyrekleşmesi yaygın ve bölgesel olarak karşımıza çıkar. Yaygın saç dökülmesine neden olan hastalıklar arasında özellikle; ateşli hastalıklar, demir-protein-çinko eksikliği, tiroid hastalıkları (tiroid bezinin az veya çok çalışması durumlarında), gebelik, şeker hastalıkları, karaciğer ve böbrek hastalıkları, anemi, zayıflama için aşırı diyet yapma, kanser hastalıklarının seyrinde bazı ilaçlar ve kimyasal madde kullanımı, merkezi sinir sistem hastalıkları ve stres yer alır. Bunların dışında bir de kadınlarda görülen, erkeklerdeki olağan kelliğe benzer (androgenetik alopesi) mevcuttur. Bu duruma en çok over kistleri, hormonal bozukluklar ve andrenal tümörler sebep olabilirler. Bu nedenlerden dolayı androgenetik tip alopesi çok iyi araştırılmalı ve tetkikleri yapılmalıdır. Yaygın saç seyrekleşmesi ve dökülmesinin yanı sıra bazen bölgesel saç dökülmesi de olabilir. En sık rastlanan bölgesel saç dökülmesine örnek olarak mantar hastalıkları, saç kıran, bazı kozmetiklerin fazla kullanılması ve sürekli bir bölgeden saç koparılması sayılabilir. Saç kıran, mantar hastalığı ve dönüşümü olmayan dökülmeler Saç kıran, birkaç mm ile 1-2 cm. çapında yuvarlak bir alanda ani saç dökülmesi şeklinde karşımıza çıka... Devamı

12 12 2012

AYAK MANTARI NEDİR TANISI TEDAVİSİ

AYAK MANTARI NEDİR TANISI TEDAVİSİ Vücut yüzeyinde dermatofitler denilen, cildin üst tabakası, tırnak ve saç gibi yerlerde üreyen, küf benzeri mantarlarla infeksiyon olmasıdır. Geçiş genelde insandan insana veya hayvandan insana olabilir. Nedeni Mantar infeksiyonu her yaşta olabilir. Tinea capitis ( saç mantarı ), tinea cruris ( kasık mantarı ) ve tinea pedis ( ayak mantarı ), tinea barba ( sakal ), tinea unguim ( tırnak ) özel mantar infeksiyonlarıdır. Şikayetler Etkilenen bölgede kaşıntı, cilt lezyonları ve kızarıklık, halkasal şekilli lezyonlar, koyu veya açık renkli değişik alanlar gibi belirti ve şikayetlere neden olabilirler. Tanı ve tedavi Tanı esas olarak cildin görünümüne göre konur. Bazı mantarlar özel bir mavi ışıkla karanlık odada incelenirse floresan verirler. Kesin tanı mikroskopla alınan parçaların incelenmesi ile konur. Ciltten alınan kazıntı ayrıca laboratuara gönderilerek kültürde üremesi değerlendirilebilir. Tedavide kişisel bakım çok önemlidir. Deri temiz ve kuru tutulmalıdır. Ciddi ve uzun süreli infeksiyonlarda hekime başvurulmalıdır. Hekim sizin için ağızdan kullanılan veya cilde sürülen ilaçlar önerebilecektir. Tedavi edilmediği zaman üzerinde bakterilerin üremesi ile ikincil bakteriyel infeksiyonlar olabilir. Önlem Genel olarak iyi temizlik şartları infeksiyonu önlemeye yardımcıdır. Mantarlar bulaşıcı olduğu için elbise, saç fırçası veya kişisel kullanılan gereçler risk grubunda olan veya mantar geçiren insanlarla paylaşılmamalıdır. AYAK MANTARI Atlet ayağı olarak da adlandırılan bu mantar infeksiyonu, vücudumuzda zaten bulunan mantarların uygun ortamda hızla çoğalıp infeksiyona neden olması ile karakterizedir. (özelikle ayak parmakları arasında) .Diğer mantar in... Devamı

17 06 2011

GÜRÜLTÜNÜN SAĞLIK ÜZERİNDEKİ OLUMSUZ ETKİLERİ

Kentlerde  yaşayanların ne  kadar gürültüye maruz kaldıklarını ve gürültünün insan  psikolojisinin  bozulmasın da bir etken olduğunu hiç düşündünüz mü? Devamlı gürültülü ortamlarda yaşamak zorunda kalanlar daha fazla kalp krizi geçirme ihtimali Kas   tutulmaları, stres, sinirli olma, uyku bozukluğu, ani gürültülerde   panikleme, hayata küsme gibi etkenler yaratığını uzmanlar söylemekte. japonya’da yapılan bir araştırma da düşük yapan hamile bayanların gürültüye maruz kaldıkları ortaya çıkarılmış. İnsan sağlığını bu kadar etkileyen gürültüye karşı bizler ne yapıyoruz? Gürültüsüz bir ortamda yaşamak için, dikkatli davranarak, bu konuda titiz mi davranıyor muyuz? Her konuda olduğu gibi yine tepkisiz “Bana dokunmayan yılan bin sene yaşasın” Lafımızın arkasına mı saklanıyoruz? Şehirde yaşamanın kuralları ve yasaları vardır. Devamlı   arabalarının kornasına basan bir toplum, egzoz standartlarına aykırı   sırf ses çıkarsın diye egzozlardan susturucuların zevk için çıkarılması,   araçlarının içinden zorla topluma dinletilen yüksek firakanslı   müzikler. Düğünlerde, asker uğurlamalarında konvoy halinde ki araçlarla yapılan kornalı, sloganlı, silahlı gürültü çıkarma rezaleti. Mahalle   aralarında yapılan düğünler, bütün semtte gece yarılarına kadar özel   amfilerle sözüm ona müzik ziyafeti çektiğini sanan zavallılar. Seçimlerde gürültü çıkarma yarışı, sanki kim fazla gürültü yaparsa o seçimi kazanacak zihniyeti. Parklarımızda gece yarısı ninni niyet... Devamı

20 06 2011

TELEPATİ UZADUYUM PARAPİSKOLOJİ NEDİR

Telepati ya da uzaduyum bireyler arasında bilinen beş duyunun yardımı olmaksızın gerçekleştiği ileri sürülen enformasyon aktarımıdır. Bir başka deyişle, telepati parapsikolojide incelenen paranormal bir yetenek olup, bireyler arasında duyular-dışı algılama yoluyla düşünce, fikir, duyum veya imajların aktarılmasını sağladığı ileri sürülen tesir irtibatıdır. Terim eski Yunanca'daki “uzak” anlamına gelen tele (τηλε)sözcüğü ile “etkilenme, tesir almış olma,hissetme”anlamlarına gelen patheia (πάθεια) sözcüğünün birleştirilmesiyle elde edilmiş olup önceden kullanılan “düşünce aktarımı” teriminin yerini almak üzere SPR'nin kurucularından Fredric W. H. Myers tarafından 1882'de ortaya atılmıştır. Birçok Doğu Bloğu ülkesinde telepati yerine "bio enformasyon" terimi kullanılmıştır. Telepatide, alıcı ve verici olmak üzere en az iki kişi vardır. Tesiri gönderen ya da düşüncesini yayan, gönderen kimseye verici (agent), gönderileni almaya çalışan kişiye alıcı denir. Telepati yeteneğine sahip bazı” alıcı” telepatların diğer insanların zihinlerini okuma yeteneği oldukları söylenir. Telepati psikokinezi ile birlikte parapsikolojik araştırmanın iki temel araştırma alanını oluşturur. Bu alanda telepatiyi tam anlamıyla keşfetmek ve anlamak üzere sürdürülen birçok araştırma vardır. Telepatinin nasıl, ne yolla gerçekleştiği hakkında çeşitli varsayımlar ortaya atılmışsa da, henüz kesin bir sonuca ulaşılamamıştır.Telepati üzerine çeşitli gruplar oluşturulup yapılan çalışmalar hâlâ sürdürülüyor. Bu çalışmaların arasında 1930 yılında yayınlanan “Zihni Radyo” adlı kitabın ortaya çıkmasını sağlayan deneyler... Devamı

12 03 2011

SAKATA KİM KIZ VERİR-ÖYKÜ

Bacağını sürüye sürüye elindeki tavşan kanı çayı masama saygıyla koydu. Teşekkür etmek için başımı kaldırdım, gözlerimiz buluştu. Aman Allahım gözlerinin içi gülüyordu. Dudaklarımızda hafif bir tebessüm ama aslında gözlerimiz gülüyordu. Üzerine küçük gelen, eski siyah ceketi şöyle bir aşağıya doğru çekti ve yine bacağını sürüye sürüye kahvenin en dip tarafında ki masaya gidip oturdu. otuz, otuzbeş yaşları civarında gösteriyordu, masanın üzerinde duran eski iskambil kâğıtlarına uzandı ve kâğıtları karmaya başladı. Gözlerimi ondan ayırmadan bir süre çayımı karıştırdım. Biraz önce çayımı masama koyan, sanki o değilmiş gibi bir havaya girmişti ve bana hiç bakmadan kâğıtları masaya tek tek açmaya başladı. İskambil falına her halde düşkündü veya can sıkıntısından öylesine bakıyordu. Bu garip halinde, beni kendine çeken bir şeyler vardı. Çayımı elime alarak, oturduğu masaya doğru yöneldim. Selamünaleyküm Kâğıtlardan gözünü ayırmadan selamımı aldı. Boş sandalyeyi çekip oturdum. Hala kâğıtlarla meşguldü. Bazen kâğıtları yavaş bazende hızlı hızlı açıyordu, bir süre bu rutin hareketlerine devam etti. *Ne oldu, falın çıktı mı? *Sana ne? Üstüne vazife mi? Sorduğuma soracağıma pişman olmuştum. Sende nereden çıktın der gibi bakmaya başlamıştı. *Faldan anlıyorsan bana da bakar mısın? *Beleşe bakmam! *Kaç paraya bakıyorsun? *Beleş dediksek, parayı kastetmedik herhalde. *Neyi kastetdin? *iki çay yeter. *İki çay mı? *Birisi sana birisi bana. *Tamam anlaştık. *O zaman kâğıtları güzelce kar ve kararken de bir niyet tut. Ocakta ki çocuğa iki ça... Devamı

26 05 2010

KAN VERMENİN FAYDALARI KAN VERME

Kemik iliğinin yağlanmasını önleyip, kan yapımı canlı tutulur. Verilen kanın yerine, anında vücuttan genç hücreler dolaşımına katıldığı için, bağışçı daha dinç ve canlı olur. Kandaki yüksek yağ oranı düşer. Kan bağışı kalp krizi ihtimalini %90 azaltır. Kan bağışlayan kişide baş ağrısı, stres, yüksek tansiyon, yorgunluk gibi rahatsızlıkların giderilmesinde çok büyük katkısı olur. Kan bağışçısı her kan verdiğinde: AIDS , Hepatit B , Hepatit C , Sifiliz Kan grubu taramasından ücretsiz olarak yararlanmış olur. Trafik kazasında yaralanan bir kimsenin, kan uyuşmazlığı olan bir bebeğin, kan bulunmazsa ölecek bir hastanın sizin verdiğiniz kanla kurtulmasının, size verdiği manevi duygu ölçüsüzdür. Bağışınız çok insancıl ve onurlu bir davranıştır Devamı

28 04 2009

ANDROPOZ-ERKEK MENOPOZU NEDİR

Erkek menopozu deyimi, ruhsal değişim geçiren, alışılmış dışında davranışlar sergileyen orta yaş erkekler için 1940 larda kullanılmaya başlandı. Yanlış olarak kullanılan bu deyimin yerini daha sonra, menopoz kelimesine benzetilerek, eski Yunanca ando ve pause kelimelerinin bileşimi ile meydana getirilen ve erkekliğin sonu anlamına gelen andropoz kelimesi aldı. Bazen yine benzer anlam ifade eden viripoz kelimesi de kullanılmaktadır. Kelime anlamı düşünüldüğünde andropoz hala uzun yıllar tartışmaya aday bir konu olmaktan kurtulamayacaktır. Çünkü erkekte, kadında olduğu gibi ani bir duruş söz konusu değildir. Menopozda duran kadının cinselliği değil, adet kanaması ve doğurganlığıdır. Erkekte durduğu iddia edilen olay ise belirsizdir. Aslında duran bir şey yoktur. Fizyolojik olaylar yaşla birlikte değişime uğramakta, ama son bulmamaktadır. Gerçekten erkekte de menopoz benzeri bir durum var mı; varsa hangi yaşlarda ve nasıl belirtilerle kendini göstermektedir; tedavi edilebilir mi, ya da meydana gelmesi engellenebilir mi? Yoksa kadınlar orta yaş dönemini sıkıntılı atlatırken, erkekliğin gerçekten yaşı yok mu; andropoz erkek kadın eşitliğini abartan feminist bir yaklaşım mı? Bu sorular yıllardır tartışılmaktadır. Yaş ilerledikçe erkeğin cinselliğinde değişmeler olduğu şüphesizdir. On sekiz yaşlardaki cinsel performansın gittikçe kaybolduğunu fark etmeyen erkek yoktur. Cinsel arzu eski şiddetini kaybeder, penis serleşmek için artık biraz daha zaman ve biraz daha uyarı istemektedir. Artık cinsel birleşmeye her zaman hazır olma şansı yoktur. Hatta ereksiyon eskisi kadar sert olmamakta, boşalırken meni eskisi gibi fışkırmamaktadır. Cinsel birleşmeden sonra bir daha denemek için en azından bir iki takvim yaprağı daha koparmak gerekmektedir. Orta yaşlarda birçok erkek vücudundaki genel fizyolojik değişmeleri ve bu arada cinselliğine... Devamı